Skip navigation to content

Charles Darwin en çok 1859’da yayınlanan “Türlerin Kökeni Üzerine” başlıklı kitabıyla anılan Viktorya dönemi bilim adamlarından biridir. Medyada Darwin’in kendisine veya biyolojik evrim kuramı alanındaki çalışmalarına sıklıkla atıfta bulunulur. Şöhreti ve düşünsel mirası aşağıda sunulan örneklerden de (daha birçok örnek verilebilir) anlaşılacağı üzere, hem ulaştığı kitleler açısından hem de yorumlanışı bakımından evrimini sürdürmektedir.

Darwin’in En Büyük Mirası

Darwin’in en önemli mirası pek tabii ki evrim kuramının kendisidir. Modern evrim kuramı Türlerin Kökeni Üzerine’nin ilk defa yayınlanmasından bu yana önemli ölçüde gelişme kaydettiyse de, kuramın dayandığı temel fikirler hâlen aynıdır. Modern biyoloji araştırmaları, bugün hâlen bu fikirlerin oluşturduğu çerçeve içerisinde sürdürülmektedir.

Dolayısıyla Darwin’in miraslarından biri, geçtiğimiz yarım asır boyunca biyoloji bilimlerinde yaşanan ve kanser, şeker hastalığı (diyabet), eklem yangısı (arterit) gibi hastalıklara yönelik tedavilerde önemli gelişmeler sağlayan tıbbi atılımları mümkün kılan hızlı ilerlemelerdir.

Ödüller

Bilim dünyasında önemli bir yeri olan Kraliyet Cemiyeti (bilim alanında gelişmeyi teşvik etmek üzere 1660 yılında İngiltere’de kurulmuştur) 1890 yılından beri “Charles Darwin’in uzmanlaştığı biyoloji alanlarında, özellikle evrim, nüfus biyolojisi, organizma biyolojisi ve biyolojik çeşitlilik alanlarında sürdürülen ve takdire lâyık bulunan çalışmaları ödüllendirmek üzere” her iki yılda bir Darwin Madalyası’nı sunar. Bu ödülü en son 2008 yılında “davranışsal ekoloji bilim dalının oluşumu ve gelişimine ömrü boyunca sağladığı katkılar ve özellikle de evrimsel adaptasyonlar ve bu adaptasyonların doğal popülasyonlara olan etkileri konusundaki çalışmaları” dolayısıyla Profesör Geoffrey Perker FRS (Fellow of the Royal Society) almıştır.

Alaycı bir yaklaşımın ürünü olan Darwin Ödülleri de Darwin Madalyası’ndan oldukça farklı olmakla beraber, Darwin’in şöhretinin ne denli değişik çağrışımlar yaratabildiğini gösterir. Bu ödüller, ahmaklıkları veya becerisizlikleri dolayısıyla üreme yeteneklerini ölüm veya kısırlaşma sonucu yitiren ve böylece “gen Havuzundan çıkarak İnsanlığa hizmet eden” kimselere verilirler.

Anısına

Beagle Projesi, Darwin’in sefere çıktığı HMS Beagle gemisinin bir kopyasını inşa ederek hem Darwin’in çıktığı yolculuğu tekrarlamayı hem de Darwin’in 19’uncu yüzyıldaki çalışmalarından yola çıkarak evrimsel biyoloji, biyo-çeşitlilik ve iklim değişikliği konularında 21.inci yüzyıl imkânlarıyla araştırmalar yürütmeyi hedeflemektedir. Yolculuk çerçevesinde ziyaret edilmesi öngörülen bölgeler arasında Güney Pasifik, Tierra del Fuego, Galapagos adaları ve Ant dağlarının yüksek bölgeleri gibi Darwin’in HMS Beagle ile çıktığı yolculuğun da unutulmaz duraklarından olan bölgeler yer alır.

Darwin’in adı ve çalışmaları, dünyada neredeyse tüm doğa tarihi müzelerinde yer alarak küresel akademik camiada saygınlıkla anılmaktadır. Londra’nın saygın Doğa Tarihi Müzesi (ki bu müzenin kendisi de bizzat Darwin’in Viktorya dönemi bilimine olan etkisi sonucunda inşa edilmiştir; tabii destekçisi Thomas Henry Huxley’in katkıları da unutmamalı) Eylül 2009’da yeni bir Darwin Merkezi açma hazırlığındadır. Bu merkez, ziyaretçilerin doğal dünyayı araştırabilecekleri kamuya açık bir alan barındıran, en son teknolojinin kullanıldığı bir araştırma ve koleksiyon merkezi olacaktır.

Cambridge Üniversitesi’ne bağlı Darwin College’in, ismini teoloji eğitimi alıp sonradan doğa bilimine yönelen Charles Darwin’den aldığı düşünülür genellikle. Charles Darwin’in çalışmalarının şöhretini ve önemini asla yitirmemiş olmasının ve Cambridge Üniversite’siyle olan bağlarının, bu isim seçiminde etkili olmuş olacağı şüphesiz olsa da, Üniversite’nin kendisi bu ismin Darwin College binasının bir zamanlar Darwin ailesine ait olan bir arsa üzerine inşa edilmiş olmasından kaynaklandığını savunur.

Sosyal Darwinizm ve Irk Islahı (Öjeni)

Diğer bazı akademi dallarının, özellikle de Irk Islahı çalışmalarının Darwin’in adını lekelediği düşünülür. Irk ıslahı düşüncesi, Türlerin Kökeni Üzerine başlılı eserde özetlenen birtakım kavramları, insan topluluklarına uyarlayan bir sosyal felsefe kuramıydı ve ilk olarak Darwin’in kuzeni Francis Galton tarafından ortaya atılmıştı. Ancak ırk ıslahı düşüncesi zamanla zihinsel özürlülere ve “istenmeyen” ırklara yönelik olarak hükümetlerce uygulanan zorunlu kısırlaştırma programlarıyla (özellikle genetik “arılığın” hedeflendiği Nazi Almanya’sındaki kısırlaştırma programlarıyla) ilişkilendirildi ve kötü bir şöhrete kavuştu.

Sosyal Darwinizm ise evrim kuramı ve “en güçlü olanın hayatta kalması” ilkesini toplumlar, uluslar ve iş kurumlarına uygular. Sosyal Darwinizm kuramı 19.uncu yüzyıl sonları ve 20.inci yüzyıl başlarında yaygın bir kabul görmeye başladı, çok çeşitli, hatta kimi zaman açıkça çelişen ideolojik bakış açılarını savunmak üzere kullanıldı. “Sosyal Darwinizm” terimi 1890’lı yıllarda ortaya atıldı; ancak 1940’lı yıllarda Richard Hofstadler’in bir makalesi dolayısıyla aşağılayıcı (kötü çağrışımları olan) bir terim sayılmaya başlandı.

Darwinizm’in bu şekilde kötüye kullanılması kuramın kendisinden kaynaklanmaz, üstelik yaşadığı dönemin standartları bağlamında Darwin ırklar konusunda oldukça liberal ve eşitlikçi görüşler savunuyordu.

Coğrafya

Bir dizi coğrafi bölge de Charles Darwin’in adını taşır. Doğu Falkland Adası’nda bulunan bir yerleşim bölgesi Darwin’in bölgede bir gece geçirmesi üzerine Darwin olarak adlandırılmıştır – üstelik bölgenin tam anlamıyla iskânı Darwin’in ziyaretinden 25 yıl sonra gerçekleşmiştir.

Avustralya’nın Kuzey Eyaleti başkenti olan Darwin kentiyse HMS Beagle’ın araştırma gemisi olarak çıktığı üçüncü ve son sefer kapsamında 9 Eylül 1989 tarihinde gerçekleştirilen hidrografik etütlerin yapıldığı yerdi. Darwin hâlen hayattayken bile öylesine bir şöhret kazanmıştı ki, Beagle’da gemi arkadaşı olan Denizci Yarbay John Clements söz konusu bölgeye arkadaşı onuruna Darwin adını verdi; gerçi kent ancak 1911 yılında resmen Darwin adını alacaktı. Bölgede faaliyet gösteren yerel kökenli kurum ve şirketlerin birçoğu da beklenebileceği üzere “Darwin” ismini kullanırlar.

Charles Darwin’in adını taşıyan coğrafi bölgelerin hepsinin, bu adı almalarının Darwin’in kazandığı şöhret veya bilime olan katkısından kaynaklanmadığını biliyoruz. Çünkü bazıları Darwin henüz şöhret kazanmamışken, bilimsel başarılara imza atmamışken adlandırılmışlardı. Örneğin And dağlarının uzantısı olan Darwin Dağı (Tierro del Fuego adalar topluluğunun en yüksek noktası) HMS Beagle’ın kaptanı Robert Fitzroy tarafından Darwin’in 25inci doğum günü (1834) şerefine bu adı aldı. Aynı bölgedeki boğaz da 1833 yılında yine Fitzroy tarafından, bir buzuldan kopan parçanın yarattığı dalgalar dolayısıyla teknelerinin devrilmesi tehlikesiyle karşı kaşıya kalan mürettebatın denizde mahsur kalmalarına cesurca hamlelerle engel olan Darwin’in gösterdiği bu cesaret onuruna Darwin Boğazı olarak adlandırıldı.

Araştırma ve Çevre Koruma

Sefere çıktıkları gemiye HMS Beagle adının verilmiş olmasının Darwin’le herhangi bir alakası olmamasına rağmen, birçok şeye Darwin onuruna Beagle adı verilmiştir. Örneğin Avrupa Uzay Ajansı’nın başarısızlıkla sonuçlanan uzay keşfi denemesinde rol oynayan Beagle 2 Mars Express uzay aracına bu ismin verilmesinin ardında yatan sebebi projeye başkanlık eden Profesör Colin Pilinger şöyle izah eder:

“HMS Beagle 1830’lu yıllarda Darwin’in dünyayı dolaşmasını mümkün kılan gemiydi ve bu gemi yolculuğu sayesindedir ki Dünya’daki yaşama dair sahip olduğumuz bilgi düzeyi katlanarak artmıştır. Beagle 2’nin de Mars gezegenindeki yaşama dair sahip olduğumuz bilgi düzeyini aynı ölçüde artıracağını umuyoruz.”

Ne ilginç tesadüftür ki, başarısız olan Beagle 2’de kullanılan teknoloji, araştırmacıların HMS Beagle’ın Thames nehri ağzındaki batık kalıntılarının yerini tespit etmelerini ve geminin gövde kalıntısından mümkün olduğunca fazla bilgiye erişmeye yönelik itinalı bir kurtarma çalışmasına girişmelerini mümkün kılıyordu.

Galapagos Adaları, Darwin’in doğal seçilim aracılığıyla evrim kuramını geliştirmesinde oynadıkları rol sebebiyle meşhur olan Darwin İspinozları’nın anavatanıdırlar. Galapagos adalar grubunda yer alan Santa Cruz adası da ada sakinlerince 1964’te kurulan ve bilimsel araştırmalara ve doğal çevrenin korunmasına yönelik çevre bilgisinin öğretilmesine adanan Charles Darwin Araştırma İstasyonu’nun doğal merkezi kabul edilir.

İngiliz Kültüründeki Yeri

Darwin, çalışmalarının takdir edilmesi dolayısıyla anavatanında saygınlığını büyük ölçüde korumuştur. Kent bölgesindeki evi Down House English Heritage vakfına (Çevre dostu bir vakıftır bu) aittir ve kamuya açıktır; Shrewsbury’deki doğum yeriyse Darwin Country adını almıştır. BBC televizyonunun En Önemli 100 Britanyalı anketinde Darwin 4üncü gelmiştir; Darwin’in resmi de günümüzde £10 sterlinlik banknotları süslemektedir. Darwin’in Amerikalı bitkibilimci Asa Gray ile yazışmaları da yakın zamanda uyarlanarak Re:Design adı altında tiyatro sahnesine taşınmıştır.

Anma Günleri

Bir dizi farklı örgüt Darwin Günü’nün (12 Şubat, Darwin’in doğumgünü) kutlanması gerektiğini savunur. 12 Şubat tarihine en yakın hafta sonunda gerçekleştirilen Evrim Günleri’nin başlıca amacı da din ile bilim arasındaki ilişkiye dair ciddi fikir alışverişlerinin yapılması için fırsat sunmaktır.

Darwin’in 200üncü doğum yıldönümü çok çeşitli kutlama etkinliklerine sahne olacak. Bu etkinlikler Cambridge Üniversitesi web-sitesinde listelenmiştir: http://darwin-online.org.uk/2009.html